Bir ses var burada: Erman; göç eden kuşları, duvarlardaki geçmişi, suskun annelerin yasını ve yalnızlığı kendine özgü bir dille yeniden kuruyor. Hayatta kalmanın, hafızayı yaşatmanın direnişi her dizede hissediliyor.
Erman, uzun süredir konuşmayı bekleyen iç sessizliğini bozuyor. Kelimeleri bü-yütmek yerine onları yaraya yaklaştırıyor; böylece her dize, söylenmiş olandan çok söy-lenemeyeni duyuruyor. Onun şiiri, modern zamanın yorgunluğu ile kadim bir ağıt arasın-da salınırken, okuru ...